Jinekolog Doktor Telefonu

   Yumurtalık Kisti

Yumurtalık Kisti

Yumurtalık kistleri; Kadınların yaşamı boyunca en az bir kez karşılaştığı sağlık sorunu. Çoğunluğukla belirti vermiyor ve jinekolojik muayene esnasında tesadüfen saptanıyor. Bu yüzden düzenli kontrol şart,Yumurtalık kistleri, bazen sadece sağ veya sol yumurtalıkta bazen de her iki tarafta birden ortaya çıkan, içi sıvı dolu kesecikler şeklinde veya kan içerikli ya da daha yoğun olabilen, çeşitli boyutlarda saptanan oluşumlara deniyor.Op.Dr Ahmet Vehbi KOCA yumurtalık kistleri ve tedavide altın standart olan laparoskopik yöntemlerin hastaya sağladığı ayrıcalıklar hakkında bilgi verdi:

yumurtalık kistiBelirtilerden biri kasık ağrısı Yumurtalık kisti bulunan bazı hastalar hiçbir şikayet yaşamaz. Bazılarındaysa sadece kasık ağrısı olabilir. Ağrı şiddetli değildir. Oturmak, dizleri karna çekmek gibi karın içerisini sıkıştıran hareketlerde aniden hissedilir. Ancak yumurtalık kistinde yırtılma veya kendi etrafında dönme meydana gelirse, ani ve şiddetli kasık, karın ağrıları, bulantı, kusma, bayılma gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Yumurtalık kisti tanısının konulmasında nadiren de olsa ultrasonografinin dışında bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ve kanda tümör belirtileri incelenerek tedavi için bir karara varılır. Tümör belirtilerinin yüksekliği ve diğer görüntüleme bulgularında yumurtalık kistinin kötü huylu olma olasılığının yüksek olması halinde, tedavi için operasyona karar verilir.

Yumurtalık Kisti Tanısı Nasıl Konur ?

Sıklıkla görülen kistler ve özellikleri

Follikül kisti: Gençlerde sık rastlanır. Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması ve büyümeye devam etmesi nedeniyle oluşur. Genelde 2-4 santimetredir. Herhangi bir komplikasyon yaratmaz. Adet sonrası kendiliğinden kaybolur ve tedavi gerektirmez.
Korpus luteum kisti: Normalde her yumurtlamadan sonra yumurta hücresinin atıldığı doku farklılaşır ve korpus luteum adı verilen dokuya dönüşür, progesteron adı verilen hormon üretilir. Bu doku zaman içinde sıvı birikmesi nedeniyle kiste dönüşebilir. Genelde 3-4 cm. büyüklüğündedir. Hormon salgılaması olduğu için adet rötarına yol açabilir. Bir komplikasyon gelişmediği durumlarda tedavi gerektirmez. Genelde adet sonrası kendiliğinden kaybolur.

Endometrioma: Rahim içini döşeyen endometrium adı verilen zar tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistleşmesi sonucu oluşur. Kist içi çikolata kıvamında bir sıvıyla doludur ve bu nedenle çikolata kisti de denir. Hasta doktora kısırlık, ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı şikayetiyle başvurur. Cerrahi tedavi gerektirir. Dermoid kist: 20 yaşından küçük kadınlarda sık görülür. Embriyonel dönemde meydana gelen olaylardan kaynaklanır. Kitlenin içinde saç, deri, diş, kıkırdak parçaları, kemik, sinir hücreleri gibi her türlü doku görülebilir. Şikayet olarak karın ağrısı yapabilir ve cerrahi tedaviye gerek duyulur.

Seröz Kistadenom: En sık görülen tümörlerdir. Çoğunlukla üreme çağındaki kadınlarda görülür ve kendiliğinden kaybolmaz. Yüzde 30 oranında habis bir hastalığa dönüşebilir. Berrak bir sıvı içerir. Büyüklükleri 5-15 cm. arasında değişir. Genelde yakınma yaratmaz, belirti vermez. Jinekolojik muayene esnasında tesadüfen teşhis edilir. Kendiliğinden kaybolmazlar, cerrahi müdahale gerektirirler.

Müsinöz Kistadenom: İyi huylu yumurtalık tümörlerinin yüzde 25’i müsinöz kistadenomlardır. İnsanda görülen en büyük kistik yapılardır. 15-30 cm. boyutlarına ulaşabilirler. Kendiliğinden kaybolmazlar ve cerrahi tedaviye gerek duyulur.

Yumurtalık Kisti Nasıl Tedavi Edilir ?
  • Tedavi şeklini düzenli Jinekolojik takipler belirler...
    Yumurtalık kistlerinin birçoğu birkaç ay içerisinde, kendiliğinden kaybolur. Kaybolmadığı durumlarda ilaç tedavisi veya ameliyat gerekebilir. Bu noktada tedavi şekline karar verebilmek için takip önemli. Kistin boyutu, görüntüsü, kan tahlilinde belirlenen tümör belirteçleri, hastanın hikayesi, yaşı ve şikayetleri gibi faktörler tedavi şekli için belirleyici rol oynar.

    Laparoskopi, riskleri minimuma indirir. Günümüzde yumurta kistlerinin cerrahi tedavisinde altın standart ‘laparoskopik cerrahi’. Bu teknik, hastayı daha çabuk hastaneden taburcu etmeyi, normal hayatına daha hızlı dönmesini sağlamasının yanında karın içerisinde daha az yapışıklıklara sebep olmasından dolayı, özellikle çocuğu olmayan hastalarda daha da önem kazanır.
    Ayrıca laparoskopik cerrahi sırasında endoskop sayesinde ameliyat bölgesinin daha fazla büyütülebilmesi, ameliyatın daha dikkatli ve ayrıntılı yapılabilmesine de fırsat verir. Vücuttaki kesiler daha az olduğu için ameliyat izi gibi kozmetik sonuçlar açısından da avantajlı. Bunların yanı sıra bazı ameliyatlardan sonra rastlanabilen fıtık ve enfeksiyon gibi riskler de çok daha az görülür.

Eğerki genital bölgenizde bir sorun,şüphe yada yada belirti var ise öncelikle mutlaka Jinekolog Hekime muayene olunuz. Çeşitli öneriler veya internetten okuyarak elde ettiğiniz bilgiler sizlere kesin sonuç vermez ve tanı konulamaz.
FACEBOOK
jinekolog doktor ahmet vehbi koca
      ANKET
 
      E-BÜLTEN
 
      EVLİLİK VE SAĞLIK
 
      ESTETİK
 
      GÜZELLİK
 
      SIKÇA GÖRÜLEN SORUNLAR
 
      OSTEOPOROZ
 
      JİNEKOLOJİ
 
      OBSTETRİK
 
      MEME HASTALIKLARI
 
      KISIRLIK VE TÜP BEBEK
 
      CİNSELLİK
 
      MENOPOZ